Akşam Röportaj: Ayla Önder
Fotoğraflar: Oktay Yıldırım

Motosiklet tutkunu Elvin Süzer, tehlikeye meydan okuyor

Kendine "Otoyol Kraliçesi" diyen kadın sayısı azdır herhalde. Elvin Süzer, motosiklet tutkunu bir kadın. Bütün yaşamı yollarda geçiyor. Bu tutku ona babasından geçmiş. Nişantaşı'nda doğup büyümüş. Boğaziçi Üneversites'nde okumuş. "Yeralt dünyası"ndan dediği bir erkekle 6 yıl önce evlenmiş, adını koluna dövmeyle yazdırmış. Fakat evliliği bir buçuk sene sürmüş. Ayrılığın nedenlerini anlatıyor: "Ben kısıtlamaya gelemiyorum. Eşitlik istedim eşimden. Ama o anlamadı beni. O yüzden de ayrılınca "Ölümüne Sever Maçolar" adlı kitabi yazdım. Bu kitapta eski eşimi anlattım.

Aşık oldu, her şeyi yıktı

Maçolarla evlenilmemesi gerektiğini söyledim. Evlilikten duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. Ama büyük söylememek gerekiyormuş. Bak Faramarz çıktı karşıma!

Ev yerine motosiklet

İranlı Faramarz Azar'la motor almaya gittiğinde tanışıyor. Yıllardır Türkiye'de yaşayan Faramarz'ın evli olduğunu öğreniyor. Eşinin İran'da olduğunu, evliliğinin iyi gitmediğini anlatıyor Elvin'e. Elvin'de evli olduğunu açıklıyor! "Zaten problemli bir evlilik" yaşayan genç adam, Elvin'in yasak aşkına karşılık veriyor. "Müthiş uyumu" farkedip ilişkilerini ilerlemeye karar veriyorlar. Geçen yıl (Ocak 2002) nikahlanarak evleniyorlar. Evlerinde yaşamak yerine motosiklet üstünde otoyolları tercih ediyorlar. Elvin, motoruna "Kızım" diyor.

Motoru çocuğu gibi

Ailede hiç baskı görmediğini ve rahat büyüdüğünü söylüyor. Faramarz'a aşık olunca çok değişmiş. "Aşık oldum her şeyimi yıktım." İkisi de western ve klasik rock dinliyor.

Elvin, bir ara yurtdışına gitmiş. Dinler tarihi ve el falı eğitimi görmüş. Amerika'da tutkunlarıla orada tanışmış. En büyük ilgi alanı motosiklet olmuş. Türkiye'ye döner dönmez yolları son sürat keşfetmış.

Önce sponsor desteğiyle bütün Türkiye'yi dolaştılar. Anıları Motosiklet Dünyası dergisinde yayımlandı. "Otoyol Kraliçesi" adını verdiği bir kişisel internet sitesi de var. Sitesinde de anarşıst düşüncelerinden ve aşkından de söz ediyor.

Kilimalı ofislerden nefret ediyor. Doğayı, açık havayı, rüzgarı çok seviyor Elvin Azar. Rüzgarı yüzünde hissetmek için kask takmıyor motor kullanırken. Kapalı mekenlarla arsı pek iyi değil. "Yazın göneşte, kışın soğukta, rüzgarla dudak dudağa, tehlike ile burun buruna motorla gitmek" en büyük sevdası. "Klimalı ofiste, kaloriferli süitte, akşamları TV karşısında olanlara, gelen baharı, pencere gerisinde yaşayanlara" çok üzülüyor! İsteyen atlar motora. basar gider, istemeyen ise hayatı mutfak robotu, Bünyan halısı, rokoko duş takımı alamk için akar gider" diyor.

Faramarz Azar: Motor insanın kanını temizliyor

"İranlı Azariyim. 1961 doğumluyum. Babam Rıza Şah Pehlevi'nin komtanıydı. 7 kişilik ailenin en küçük çocuğuyum. Ben evliydim İran'da. Çok genç evlendim. Eşimi orada bırakıp Türkiye'ye geldim 1988'de. Bir motosiklet firmasının tamirhane şefi idim. Pasaportla çıktım memleketimden, ama İran'dan memnun değildim. İlk eşimle problemlerim vardı. ağabeyim 1975'ten beri Amerika'da. Oraya gitmek istedim. Önce Türkiye'ye geldim. Elvin'le tanıştım ve aşık oldum. 27 yıldır motosiklet kullanıyorum. Bir gezgin ruhu taşıyorum. Motor bir özgürlük ve insanın kanını temizliyor. Relaks oluyorum onun üzerinde. Bizim bütün kazancımız benzine ve motor tamirine gidiyor. Sponsor desteği ile bütün Türkiye'yi dolaştık. Elvin'i kıskanmıyorum. İnternet sitesinde yazdıklarını da garip karşılamıyorum. Orada, otoyollarda dolaşan bir kızın başından geçen hikayeleri anlatıyor. Bunların bazılarında az da olsa erotizm var. Ama bu sadece bir hikaye. Tabii ki kendini anlatmıyor. Bir cinayet yazarı cani olmaz yani!