Röportaj: Yavuz Harani
Fotoğraflar: Senih Gürmen

İşte Anadolu'nun bir çok yerinde "tiplere bak" muhabbetinin öznesi olmayı başarmış iki kişi

Acayip bir çift iki yıldır Türkiye yollarını aşındırıyorlar. Motosiklet dininin chooper tarikatındanElvin Süzer ve Faramarz K.Azar, sürekli dolaşıyor ve izlenimlerini Motosiklet Dünyası Dergisi'nin gezginler köşesinde yazıyor. Elvin Boğaziçi Üniversitesi'nde bilgisayar programcılığı okuduğu halde kafayı antik dinlerle bozmuş. Bu işten de sıkılmış uzun mesafeleri motosiklet üstünde kat eden ilk Türk kadın olmak istemiş. Faramarz, aslında İran Azerisi bir inşaat mühendisi. İran-Irak savaşından sonra iflas edince, hobisi yaşam biçimine dönüşmüş. Önce göçmen olmuş, sonragezgin. Bu tenvere ve kapağın yolları İstanbul'da kesişmiş. Birlikte kilometrelerce yol yapmış ve çok mutlu olmuşlar. Gökten üç elma iki ay sonra kıyılacak (şu işe doğru düzgün başka bir fiil bulunamaz mı?) nikahta düşecek. Kolayca tahmin ettiğiniz gibi, nikah için şöyle bol motosikletli bir atraksiyon düşünüyorlar. Ama esas dertleri daha uzun geziler için sponsor bulabilmek. Bu arada başlık için bize değil Elvin Süzer'e teşekkür edin.Çünkü Maço ve Motor Leydi sonbaharda çıkacak kitabının adı.

Motosikletle ne zaman tanıştınız?

Bir süre Amerika'da San Diego'da bulundum. O gençlik dönemlerinde Harley'lerin arkasında otorurduk. Motor kültürünün içindeydim.

kalabalık bir motorcu grubunun içinde miydiniz?

Evet. Mohawks adı altında birleşmiş bir topluluktu.

Ne zaman oradaydınız?

81'de gittim Amerika'ya. 83'e kadar Türkiye'ye gidip geldim sürekli. Bir süre de İngiltere'de kaldım.

Gezginlik dışında bie mesleğiniz var yani?

Araştırmacı yazarım. Konum antik dinler. Türkiye'de de Fenomen Dergisi'nde bir buçuk yıl köşe yazarlığı yaptım. Ama iki ülkede de hep motorla dolaştım.

İngiltere'de de mi antik dinler üzerinde yazdınız?

Evet. Sonbaharda inşallah kitabım çıkıyor.

Adı ne?

Aslında iki kitabım çıkacak. Birincisinin adı, "maço Ve Motor Leydi" olacak. Benim motosiklet hayatımı anlatıyor. Ötekisi Anadolu'daki antik dinlerüzerinde bir araştırmam. Ama basılması henüz kesinleşmedi.

Yolda mı karşılaştınız?

Faramarz: Hayır. İstanbul Kozyatağı'nda.
Elvin: Bana motor sattı.

Tamam anladık motosikleti seviyorsunuz ama nedir bu Kovboy-at ilişkisi?

Biz bir hayat felsefesini savınuyouruz. Motorculuk diye bir felsefemiz var ve bunu insanlara yansıtmak istiyoruz. Biz sistemi eleştiriyor ve motosikletin sistemin dışına çıkmak için bir araç olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de motosiklet sadece bir makine ya da ulaşım aracı olarak seviliyor ama bizce bir hayat tarzı. Motosiklete binince ruhunuzda bir değişiklik olur ve dört tekerli bir araca daha zor binersiniz.

Farklı motorların da farklı hayat tarzı var, değil mi?

Evet. Biz choppercıyız.

Kimdir choppercı?

Motorlarının tipine göre, endurocular, raceçiler, touringciler de var. Ama onların bir kültürü yok. Sadece choppercılar bir kültür gelişmiştir. Bu bir alt kültürdür, aykırı insanların kültürüdür. Onlarındinlediği bir müzik, bir giyim tarzı, gittikleri barlar vardır. Türkiye'de bu hiç yok. Gidip parasyla bir makine alıyorlar. Hafta içi sisteme uygun orta sınıf kentsoylu hayatı sürüyorlar. haftasonu olunca herkes choppercı!

Türkiye'de Motorcular Zengin

Burada Türkiye'deki Harley Davidson grubuna bir taş var galiba.

Evet. Harleycilere bir yerde karşıyım, bir yerde değilim. Motosikletin bir kültür olduğu mesajini verdiler. Ama hafta sonu Harley'ci oluyorlar, hafta içi çok doğal olarak o Harley'leri alabilmek için burjuva sisteminin içinde çalışıyorlar. Bu bir çelişkidir. Çünkü Amerika'da Harley'ciler ikinci el motor alır. Bir modifikasyondan geçirir, onu kendi motoru yapar ve sisteme ters düşer. Türkiye'de Harley'cilerin hepisi çok zengin.

Türkiye turu fikri nasıl çıktı?

Bize bir şirketten teklif geldi. Tek tek küçük yerlere gitmek yerine, büyük bir tur yapın dediler. Ama sponsorluk için önerdikleri rakam çok yetersizdi. Sonunda altı şirket sponsor oldu. Shell, Korlas, Samura Motor, Daytona Motor, Ansal çadırcılık ve Yamaha. Ucu ucuna bir bütçeyle, çok zorlukla bu turu tamamladık. "Denizler Boyu Türkiye" turu bir ay sürdü ve dört bölüm halinde yayımlandı.

Yeni bir proje var mı?

İran'a gitmek istiyoruz. Bir kadının İran'a gitmesi enteresan bir proje.

Motorla, pantolonla oraya girebilecek misiniz?

Başımı örter, giririm. İkinci bir proje de Doğu ve Güneydoğu Anadolu. Bu konuda sponsor arayışlarımız sürüyor.

Siz nasıl geldiniz Türkiye'ye?

Faramarz: 1990'dan beri motosikletle çok Avrupa turu yaptım. Türkiye'den çok geçtim ve burayı sevdim. 4 sene önce Türkiye'ye gelmeye karar verdim.

İran'da ne iş yapıyordun?

İnşaat mühendisiydim. Irak savaşı sırasında çok kötü oldu işler. Altı dairem, satılmadı. Bankadan aldığım lerdiyi ödemek için her şeyimi dattım. Arabam gitti, Honda Gold Wing motorum gitti. Amerika'ye abimin yanına gidecektim ama Türkiye'ye geldikten bir sene sonra Elvin'le tanıştım. Amerika'ya abimin yanına gidecektim ama kaldım.
Elvin: Aşkın güçü. (gülüyor)