Oto Ana Haber Röportaj: Cenk Arman
Fotoğraflar: İlker Bilgin

Dünyayı iki teker üzerinde yaşamak, keşfetmek ve bu iki tekere yani motosiklete sevdalanmak. Bunun yanında motosikleti çocuğu gibi sevmek,her şeyden daha fazla değer vermek...

Bu saydıklarımız bir çok motosiklet tutkununda bulursa da herhalde Faramarz Azar'da kat kat fazlası vardır.

Kendisine motosikleti yaşam biçimi olarak seçen Faramarz Azar adı gibi ilginç bir hayat hikayesine sahip. Zaten ülkemizde farklı bir yaşam biçimi olarak algılanan motosiklet tutkusu O'nu bu ilginç yaşam öyküsüne sürüklemiş diyebiliriz. Faramarz Bey aslen İran asıllı bir Azeri. İran'dan başlayan serüveni İstanbul'a kadar sürmüş.

28 yıldır motosiklet üzerinden inmeyen Faramarz Azar, yaklaşık 400 bin km. yol katetmiş. Bu yolculuğunda eşi her zaman yanında olmuş. Zaten kendiside motosiklet tutkunu olan Elvin Hanımın da ilginç bir hayat hikayesi var. Bu iki yol canavarı en büyük sevdaları olan motosiklet sayesinde tanışmış ve evlenmeye karar vermiş. Daha sonrada motosiklet üzerinde devam eden mutlu ve olabildiğince özgür bir yaşam.

  • Faramarz bey kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1961 Yılında İran'da doğdum. 28 Yıldır motosiklet kullanıyorum. 400 Bin km. yaptım şu ana kadar. Bir dünya turu 40 bin km.'dir. Yaklaşık 10 kere dünya turu yapmış gibiyim. Toplam 8-9 ülke gezebildim. İran'lı olduğumuz için bazı ülkeler vize vermiyorlar. Onun için bazı ülkeleri gezemedim. Avrupa'yı fazla gezemedim ama Arap ülkelerini gezdim.
  • Motosiklet sevdanız ne zaman nasıl başladı?
Motosiklete 15 yaşında başladım. Motosikletten önce bisiklet vardı. 14 Yaşında mobiletle şehirlerarası turlara başladım. 17 yaşında Suzuki marka 1000cc. Motosikletim vardı. Naked Bike motosikletlerden hoşlanıyorum. Racinglerle aram yok pek iyi değil. Bir kere aldım beğenmedim, çok yoruyordu, uzun yolda rahatsız ediyordu. Türkiye'de 71 bin km. turumuz var, gezmediğimiz yer kalmadı. Üç sene 1500cc.'lik Honda Goldwing kullandım. Eşimde on ay önceye kadar motorcuydu ama şimdi sıkıldı binmiyor.
  • Eşinizle nasıl tanıştınız?
Eşime motosiklet sattım. Bu sayede tanıştık. Anlayacağınız tanışmamız bile motosiklet sayesinde gerçekleşti.
  • Yani motosiklet satışı ile de uğraşıyorsunuz?
O zamanlar uğraşıyordum. Dergi vasıtası ile üyelerimizin motorlarının ilanlarını yayınlayıp, onlara yardımcı oluyorduk.
  • Motosiklet konusunda dergilere yazı yazmışsınız. Yazarlık serüvenine nasıl atıldınız?
Ben dergicilik yapmadım. Arkadaşlarla beraber bu dergide yazı yazmaya başladık. Zaten motosiklet üzerine Türkiye'de üç dergi vardı. Biride Harley'cilerin dergisi. Türkiye turları yapardım eşimle birlikte ve dergide sayı sayı onları yayınlardık. Ancak bu çok masraflı,Sponsorsuz olmuyor. Daha sonra tekrar yazılar yazmaya başladım ama şuanda yazmıyorum. Teklifler geliyor fakat yazmayı düşünmüyorum.
  • Motosikletle ilgili bir gurubunuz var mı?
Bir internet sitemiz var, motosiklet tutkuları ile oradan haberleşiyoruz. Tabi ki bazı aktiviteler düzenliyoruz. Bundan üç-dört hafta önce 350 motosiklet toplandık ve tura çıktık. Bunun dışında yine yaz başında üyelerimizle birlikte günü birlik Şile'ye gittik.
  • Başka neler yapıyorsunuz?
Dergiye yazı yazmam için teklifler var ama yazmıyorum. Ayrıca şu anda kendime ait www.motorturk.net adında bir sitem var.
  • Bir röportajınızda Harley'cilerle ilgili fikirlerinizi paylaşmışsınız. Motosiklet lüksü hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Bir-bir buçuk sene öncesine kadar Harley'ciler kendilerini, diğer motorculardan ayrı tutuyorlardı. Ben ayrılığın sona ermesi için çok mücadele verdim, Harley'cilerle konuştum, BMW'cilerle konuştum. Bu mücadelem olumlu sonuç verdi. Harley'ciler bu yaz olan etkinliklerine diğer motorcuları da çağırdılar. Mutluluk duydum. Markaların kendi arasında gruplaşmasına karşıyım. Hepimiz aynı zevki tadıyoruz, hepimiz aynı asfalta düşüyoruz. Markalar bizi ayırmasın.
  • Motosiklet pahalı bir uğraş mu?
Evet. Motosiklet fiyatları da, vergileride çok yüksek. 40 milyara kadar motosiklet var. 40 milyarı motosiklet için kim verir! Şu an motosiklet sahibi olan insanlar genelde iş adamları. Onlarda sadece hafta sonu kullanıyorlar ve yalnızca o zamanlar bizim gibi giyiniyorlar ama bu onlar için bir hayat felsefesi olmaz. Çünkü istedikleri zaman kopup gidemezler. Yalnızca hafta sonu motosiklet kullanmakta bu felsefeyi yaşayamazlar. Çünkü biz hep motor üzerindeyiz. Her gün aynı tarz kıyafetleri giyiniyoruz. Onlar işleri nedeniyle o dönemler bunu yaşayabiliyorlar.
  • Siz istediğiniz zaman seyahate çıkabiliyor musunuz?
Ben web tasarımcısıyım. Bir yere gitmek için tüm işleri bırakmam gerekir. Dolayısıyla son zamanlar da bu gezilere fırsat bulamıyordum ama eskiden bir çıkardım bir buçuk ay sonra ancak dönerdim.
  • İleriye dönük planlarınız var mı?
Benim hayalım dünya turu yapmak. Bunu da 50 yaşında gerçekleştirmek istiyorum.
  • Siz çocukluktan bu yana motosikletle iç içesiniz, kendi çocuklarınıza da bu sevgiyi aşlıyor musunuz?
Tabi ki aşılıyorum. Onların da benim gibi bu zevki yaşamasını isterim, elimden geldiğince imkan tanırım.
  • Trafikte en çok sıkıntı çektiğiniz durum hangisi?
Motosiklete bir araç gözüyle bakmıyorlar. Bu işin ne kadar masraflı olduğunu bilmiyorlar. Türkiye'de en ucuz motosiklet 13 milyar. Bunların farkında olsalar ne bizleri sıkıştırırlar ne de kural ihlali yaparlar.